Bilecik aşağı köy
Kızımız
Ülkü'nün, dedelerini ve ninelerini tanıtma arzusu ile davet ettği bayram
gezmesine icabet
ederek, ben ve eşim Hatice ile Bilecik'in Aşağı
köyüne misafir olduk.Türk'lere has olan insanı
şaşırtacak
kadar misafir sever olan dostlarımızı blog'umda görüntülemek onurana
izin verdikleri için teşekkürü bir borç bilirim. Yaptığım araştırmalara
göre aşağı köy üç mahalleden oluşuyor
Orta
mahalle, eski söyleme göre müslüman mahallesi, aşıklar tepesiyle
kırmızı çeşme arasını kapsar. Bu bölgede zamanında çok miktarda çini
atülyeleri mevcutmuş, bir çini fabrikası bacası hala ayakta durmaktadır,
son zamana kadar bacanın üstünde leylekler avdet ettikleri vakit
mutlaka bir leylek
oraya yuva yaparmış, artık nedense leylekler
köye uğramaz olmuşlar, çevreciler bunun nedenini çok
iyi
bilirler
Kariye
mahallesi, şimdiki muhtarlıktan, aşağı köprüye kadarolan kısımdan,
değirmen ve kırmızı
çeşme arasındaki alanı kapsar. Buradada Rum ve
Ermeni'lere ait çini atelyelerinin bazı kalıntıları
bulunmaktadır.
Yukarı
mahalle. Rum mahallesi, Kırmızı çeşmeden çiftliğe kadar olan alanı
kapsar, mezarlık ve kilise
bu mahalle içinde, Niyazi ahmet'ler evinin
doğusundan itibaren olan yerlere Yörükler gelmiş buraya
aşağı köy
demişler, Köy muhtarı Hasan efendi 70 yaşında, Yunan istilasında, Yunan
askerleri
tarafından süngülerle şehit edilmiş. ALLAH rahmet
eylesin. Bu köyde çok güzel hıdırlez şenlikleri yapılmaktadır. Köyün
nüfusu 1123
Köy
muhtarı Hanife Acur
Köyde
2 cami var
Aşağıköy camii, imamı Beşir yılmaz, bu tarıhte hacılıkta, yerine
müezzin Mustafa berber namazları kıldırmakta ALLAH razı olsun
İstasyon mahallesi camii. imamı Necati Çalışkan. müezzin Beşir Yılmaz hocanın oğlu
Emre Yılmaz
Kızımız
(gelinimiz) Ülkü bizi Babaannesi Naime hanım dedesi Ali Osman efendiyle
tanıştırdı Ülkü'nün babası Kemal Bey annesi Solmaz Hanım da
evdeydi hep beraber sarmaş dolaş olduk. Ülkünün dedesi fazla
konuşkan değildi daha ziyade dinlemeyi tercih ederekten muhabbetler
başladı.
Babaannesi
benim gibi Makedonya göçmeniymiş bana çok yakınlık gösterdi. Evleri
konaktan farksız denecek kadar genişti Ali Osman Projesi dahil kargas
olarak betonunda fayanslarına, sıvasından yer karolarına kadar bir iki
işçinin yardımı ile tek başına inşaatı bitirmiş, Ülkü'nün babası Kemal
Bey benim gibi mobilyacı, yapmış olduğu mobilyalar onun ne kadar
sanatkar biri olduğunu belli ediyor. Annesi Solmaz Hanım çok hamarat bir
hanım efendi. Kurban bayramının ilk gecesini onlarda geçirdik, sabah
kahvaltısından sonra öyle üzeri Ülkü'nün anneannesi Emine hanım dedesi
Kemal ( paşa Kemal ) diye çevresinde tanınıyor. Emine hanım hem eline
hem diline hakim bilgili hac'ca gitmiş dindar vede dini yönden
bilgisi epey geniş konuşmalarını afaki değil öğretici biçimde
yansıtıyor. Ben ona süper nine lakabını taktım, hakikatten o bir süper
nine. eşi Kemal bey inanılmaz derecede hareketli ve dinamik. Kemal bey
ve eşi Emine hanım inanılmaz derecede misafirper insanlar ALLAH
razı olsun.
Tanıştığımız dostlarımız'da aklımda kalanlar, Ülkünün dayısı Reşat, eşi
Emine, Ülkünün Halası Gülten hanım ve eşi Nazmi Bey (Aynı zamanda Nazmi
Bey Ülkü'nün dayısı oluyor ) kızları Dilek hanım (bilgili konuşkan )
damatları Maden mühendisi Doğuş Bey. İkiside harukulade gençler.
Çocukları Çağan 17 aylık olmasına rağmen 3 yaşındaki çocuk zekasına
sahip ALLAH bağışlasın.
Solmaz
Hanımın dayısı Sefer dayı eşi Hatice hanım, Edebiyatçı Erkan öğretmen
eşi Öğretmen Zerrin hanım. Solmaz hanımın halası, damadı Recep, Recep'ın
oğlu Orkun ve torunu, Solmaz hanımın amcasının torunu Funda, eşi Saim
ve küçük sevimli Bora.
Taşıpta
isimlerini hatılıyamadığım tüm dostlara, ben ve eşim Hatice, yaşamları
boyunca mutluluklar dileğiyle selamlar saygılar ve sevgilerimizi
sunarız.




















![]() |






















